Dikkat… izleniyorsunuz !

İnternet gündelik hayatımızın vazgeçilmezi oldu.  Özellikle gelişen ve yaygınlaşan sosyal medya kullanımı nedeniyle arkadaşlarımızla orada görüşüyoruz, sohbetlerimizi orada yapıyoruz. Hatta sabah yataktan kalktığımızda ilk iş olarak arkadaşlarımıza günaydını bile sosyal medyadan gönderiyoruz. Gazetelerimizi oradan okuyor, televizyonlarımızı oradan izliyoruz. Bunların ötesinde, telefon görüşmelerimizi bile artık telekom operatörleri üzerinden değil de Instagram, Whatsapp, Facetime gibi İnternet uygulamaları üzerinden yapıyoruz. Eskiden endişeyle karşıladığımız ve mesafeli durduğumuz İnternetten alışverişi bile bugün hayatımızın en sıradan bir davranışı olarak yerini aldı. Artık, en küçük ihtiyacımızı bile çekinmeden İnternetten sipariş ediyoruz. Hal böyle olunca İnternet hayatımızın ayrılmaz bir parçası oluverdi. Şöyle durup geriye bir baktığımızda, “nerde o eski günler?” deyip hayıflansak ta, artık bu ahir zamanda sosyalleşmenin kapsamı da niteliği de ve hatta tanımı bile değişti.

İnternet hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu olmasına ama, internette yaptığımız her türlü harekette izleniyormuşuz hissi canımızı sıkıyor, endişelendiriyor ve hatta biraz da ürkütüyor. Aslında hepimiz az çok farkındayız İnternette gezinirken takip edildiğimizi.  Görünen köy klavuz istemiyor. Çünkü internetten herhangi bir şeyi aramaya korkar olduk. Aradığımız her ne ise, bir dakika sonra gezindiğimiz bütün sitelerde neredeyse iki hafta boyunca karşımıza reklam olarak çıkıyor. Bu durumdan endişe etmiyoruz desek yalan olur. Acaba ziyaret ettiğimiz İnternet siteleri veya kullanıldığımız uygulamalar bize ait, zaman zaman sır olabilecek mahrem bilgilerimizi de topluyorlar mıdır? Hadi topladıklarından eminiz de topladıkları verileri reklam dışında kullanıyorlar mıdır acaba? Veya toplandıkları bilgileri başkalarıyla paylaşıyorlar mı? Bu makalede işte bu soruların cevaplarını arıyoruz. 

Web sitelerinin ziyaretçilerini takibe almaları son derece yaygın izleme yöntemlerinden birisidir. Örneğin Google’da bir restoran aradığınızda, Google sizin o an bulunduğunuz konuma en yakın restoranların bir listesini şıp diye gösteriyor! Peki bunu nasıl yapıyor dersiniz? Hiç kuşku yok ki, Google sizin aslında coğrafik olarak nerede bulunduğunuzu sizi izlediği için biliyor.   

İnternetteki bir alışveriş sitesine girdiğiniz, sevdiğiniz veya son zamanlarda ilgilendiğiniz ürünleri hop diye açılış sayfasına yerleştirilmiş olarak çıkıyor. Siz bu siteyi ilk defa ziyaret ediyor olsanız bile fark etmiyor. Bu şeytan sizi biliyor. Daha önce ziyaret ettiğiniz siteler sizin ne aradığınızı bir şekilde bu sitelerle mi paylaştı mı acaba? Muhtemelen. İlk defa ziyaret ettiğiniz bir site bile sizin yaşınızı, nerede yaşadığınızı, ne iş yaptığınızı, dün akşam internette ne aradığınızı, sizin neyi sevdiğinizi, neye ihtiyacınız olduğunu bilebiliyor. Peki bu nasıl oluyor? Çünkü olarak webde veya başka yerde sürekli izleniyoruz, gözetim altındayız. 

Geleneksel gündelik hayatımızda bir satıcının bizi tanıması önemlidir. Örneğin; yirmi yıldır gittiğiniz berberin koltuğuna oturduğunuzda, genellikle tarif etmenize hiç gerek kalmadan, berber saçınızı tam da sizin istediğiniz gibi nasıl keseceğini bilir. Veya uzun zamandır gittiğiniz pideci, sizin hangi pideyi sevdiğinizi bilir. İçeri girdiğinizde; “Abi her zamankinden, bir buçuk hazırlatıyorum hemen” dediğinde, itiraf etmeliyiz ki ruhumuz okşanır. Eee.. peki web siteleri de ziyaretçilerini teknolojik olarak izlemiş, müşterinin istediğini şıp diye önüne çıkartmış kötü mü? Hımm… Ama bu biraz endişe veriyor insana. Neden acaba? İzlesinler o zaman. Ne zararı var ki? İyi, güzel, hoş da! peki bu izleme işi nereye kadar? 

Web’de hepimiz izleniyoruz !

Web İzleme nedir?

Websitesi İzleme (Wİ) bir web sitesinin ziyaretçilerinin siteyi kullanırken yaptıkları davranışlarını izleyerek, kullanıcıya ait kişisel verileri toplama, saklama ve paylaşma faaliyeti olarak tanımlanabilir.  Bir Wİ faaliyeti çok farklı amaçlarla gerçekleştiriliyor olabilir. Aşağıdaki başlıca kullanım alanları özetlenmiştir. 

Reklam amaçlı olarak ziyaretçilere hakkında aktif olarak bilgi toplar ve kişiye özel reklam gösterebilmek için profiller oluşturur. Kullanıcı etkinlikleri arasında ziyaret edilen web siteleri, izlenen videolar, sosyal ağdaki etkileşimler ve çevrimiçi işlemler bulunur. Netflix gibi web siteleri, kullanıcıların izledikleri şovlarla ilgili bilgi toplar ve bu da beğenebilecekleri daha fazla şov önermelerine yardımcı olur. Google gibi arama motorları, kullanıcıların gelecekte daha alakalı aramalar önermelerine yardımcı olabilecek, aradıklarının kaydını tutacaktır. Elektronik alışveriş siteleri ise kullanıcıya aradığı veya seveceği ürünleri önerecektir. 

Güvenlik güçleri gerçekleşmiş bir suçu aydınlatmak veya potansiyel bir suçun oluşmasına engel olmak amacıyla gerçekleşmeden önce tespit etmek için Wİ faaliyeti yapıyor olabilirler.  

Web analizi web sitesini hazırlayan ve işleten profesyoneller, bir bütün olarak web sitesinin performansıyla ilgilenir. Ziyaretçiyi izleme, bir web sitesinin nasıl kullanıldığına dair daha iyi bir fikir verir. Bir kullanıcının belirli bir sayfada ne kadar süre geçirdiğini gibi detaylar hakkında bilgi verir. Bu, web sitenize ve içeriğine en çok kimin ilgi duyabileceğini görmek için de kullanılabilir.

Kullanılabilirlik testleri, bir tasarımın ne kadar kolay kullanıldığının test edilmesidir. Kullanıcılar görevleri tamamlarken gözlenirler. Ziyaretçinin fareyi en çok nerelerde gezdirdiği, hangi linklere tıkladığı, hangi işlemi yapmakta zorlandığı gibi ayrıntıların toplanmasına yardımcı olur. Sitenin tasarımındaki kullanılabilirlik sorunlarının belirlenmesine yardımcı olur. Siteyi tasarlayan ve geliştiren mühendislere yol gösterir ve böylece düzeltilmesine yardımcı olur. 

Peki web siteleri izleme faaliyetleri içinde ziyaretçilerden hangi verilerini toplayabilir? Bu veriler, çok geniş bir veri grubunu içerebilir. Bunlar,  kişilerin e-posta adresi ve kredi kartı bilgileri gibi formlara doldurduğumuz her türlü bilgiyi içerebilir. Bunların dışında Wİ uygulamaları aşağıdaki verileri de toplayabilirler:

  • Bir kullanıcının coğrafi konumu, 
  • Kullanıcının IP adresi,
  • Hangi saatte siteye girdiği,
  • Sitede nerelere tıkladığı, 
  • Bir sayfada ne kadar zaman harcadığı,
  • Arama motorlarında neyi aradığı,
  • Hangi siteleri ziyaret ettiği, 
  • Sayfaları hangi hızda kaydırdığı (scroll) ve sayfanın neresinde durduğu
  • Web sayfasının içinde fareyi gezdirdiği yerler ve hareketler
  • Kullanıcıların sosyal medya paylaşımları, yorumları ve reaksiyonları.

Bu liste bu şekilde uzayıp gidebilir. Aslında, tüm web siteleri yukarıdaki verilerin tümünü toplamazlar. Hatta bazıları hiç veri toplamıyor bile olabilirler. Her şey web sitesinin sağladığı hizmete ve sitenin bakış açısına başlıdır.  Ayrıca, web sitesi izleme amaçlı olarak toplanan verilerin türü ve kullanım amaçları şeffaf değildir. Kullanıcılara, izlendiklerinde, verilerin kim tarafından, kime, nereye ve hangi amaçla gönderildiği ve izlemlerinin rızası olmadan gerçekleştiği açık değildir.

Web siteleri nasıl çalışıyor?  

Bilgisayarınızdaki internet tarayıcınızın adres alanına ziyaret etmek istediğiniz bir sitenin adresini yazıp gönderdiğinizde, isteğiniz öncelikle internet üzerindeki değişik çözümlemelerden geçerek ilgili sitenin bulunduğu sunucu bilgisayara bir mesaj olarak iletilir. Bu mesajı alan Web sitesi ise, size sayfanın içeriği ile birlikte, o sayfada çalıştırılacak olan programları ve kaydedilmesini istediği verileri de sizin bilgisayarınıza gönderir. Gönderilerek sizin bilgisayarınıza yazılan bu verilere çerez (İng., cookie) adı verilir. Aslında çerezler, sizin internet tarayıcınız tarafından oluşturulan ve sizin cihazınızda depolanan küçük bir metin dosyalarıdır. Tarayıcınız gelen bu verileri ait oldukları sitenin adresiyle birlikte sizin cihazınıza (bilgisayar, cep telefonu, tablet) saklar. Daha sonra, ne zaman bu web sitesinden bir şey isterseniz, bu sitedeki bir bağlantıya her tıkladığınızda, tarayıcınız istekle birlikte, önceden kaydedilen çerez verilerini de bu web sitesine gönderir.  Modern web siteleri çerezleri genellikle iki ana amaç için kullanır: oturumunuzu açık tutmak ve ziyaretçi davranışlarını izlemek.

Web siteleri oturum kontrolü için çerezleri nasıl kullanır?

Konuyu daha anlaşılır kılmak için bir örnek üzerinde gösterelim. Facebook gibi bir web sitesinde oturum açtığınızda, tarayıcınız ona kullanıcı adınız ve şifrenizle bir mesaj (bir HTTP isteği biçiminde) gönderir. Bu oturum açma isteği başarılı olursa, yani girilen kullanıcı adı ve şifresi doğru ise, ilgili site sizin tarayıcınıza veya bu oturumunuza oldukça uzun ve rastgele harf ve rakamlardan oluşan bir kimlik bilgisi (ID, tanımlama bilgisi) yaratır. Facebook bu ID’yi kendi veri tabanına kaydeder ve tarayıcınız gelecekteki tüm Facebook isteklerine ise bu ID’yi de ekleyerek gönderir. Bu nedenle şifrenizi tekrar sormak zorunda kalmadan kim olduğunuzu hemen bilir ve sizin cihazınıza güvenir.

Bir web sitesinde Çerezler nasıl çalışır?

Çerez gibi bir mekanizma olmasaydı, Facebook’a gönderdiğiniz her istek için kullanıcı adınızı ve şifrenizi tekrar girmeniz gerekecekti. Bu sanki ofisinize her girmek istediğinizde yeni bir güvenlik kartı almak zorunda olmanız gibi bir şey olarak düşünülebilir. Çerezlerin kullanımı ile, yalnızca bir kez güvenlik kartınızı çıkartıyorsunuz ve ardından ofisinizdeki odalar, asansör ve benzeri tüm güvenlikli bölümlere sadece bu kartı okutarak girebiliyorsunuz diye düşünebilirsiniz. Eğer Facebook çerezlerinizi silerseniz, kimlik kartınızı yakmış gibi olursunuz. Facebook artık kim olduğunuzu bilmediği için kimliğinizi yeniden kanıtlamanız gerekecektir. Bu nedenle yeni bir oturum kimliği almak için Facebook tekrar kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapmanızı isteyecektir.  Bunun yanında, eğer Facebook hesabınızla ilgili olarak şüpheli bir durum sezerse, güvenlik açısından kendi veri tabanında sizin için önceden yaratılmış olan tüm ID’leri silerek, ilk girişinizde yeniden şifre girilerek ID çıkartmanızı sağlar.  

Peki siz benim hesabımdaki çerezleri okuyarak, kendi bilgisayarınızdan facebook’a benim adıma girişi yapabilir misiniz? Biraz teknik bilgi gerektirmekle birlikte, teorik olarak bu mümkün. Bu nedenle tarayıcınızın çerezlerini yanlış kişilere ifşa etmemeye dikkat etmelidir. Çünkü benim çerezlerimi bilmek, kimlik kartımı kopyalamak gibidir. 

Hedefli reklamlar nasıl çalışıyor?

Hedefli reklam nedir?

Web sitesi ziyaretçilerine en uygun reklamın getirilmesidir. Hedefli reklam yapan şirketlerin, bu işi yapabilmeleri için öncelikle sizin hakkınızda bir şeyler bilmesi gerekir. Bunu da doğal olarak sizi izleyerek elde ediyorlar. Sizin hakkınızdaki bilgi toplamanın ise genel olarak birkaç yaygın yolu vardır:

Tıklama verileri. Özel reklamcılıkta tıklama (clickstream) terimi, ziyaret ettiğiniz Web sayfalarının kaydını ifade eder. Bu veriler, yukarıda anlattığımız ve bir sitenin sayfaları arasındaki hareketlerinizi izleyebilmesi için sitenin bilgisayarınıza gönderdiği çerez adı verilen küçük bir metin dosyası kullanılarak toplanır. İki tür çerez vardır: adres çubuğundaki site tarafından gönderilen Birinci Taraf çerezleri ve sayfada gömülü programcıklar veya resimlere iliştirilerek gelen üçüncü taraf çerezleri. Web’deki sitelerde reklam veren Google DoubleClick gibi pazarlama şirketleri, kullanıcıların tarama alışkanlıklarının şaşırtıcı bir şekilde eksiksiz kayıtlarını derlemek için üçüncü taraf çerezleri kullanır. Bu bilgi, hangi reklamın hangi kullanıcıya gösterileceği konusunda belirleyicidir. Örneğin, bir kullanıcının tıklama kaydı çok sayıda spor Web sitesi içeriyorsa, kişi hava durumu gibi ilgisiz bir siteyi görüntülerken bile takım formaları ve maç biletleri gibi alanlarda daha fazla reklam görebilir.

Arama Verileri. Google, Yandex, Bing gibi şirketler düzenli arama sonuçlarının yanında hedefli reklamlar yerleştirmek için arama terimlerini ve kullanıcı alışkanlıklarını analiz ederler ve çoğu zaman şirketlerin belirli anahtar kelimeler için sonuçlar arasında daha yüksek bir pozisyon için ödeme yapmalarına izin verirler. Bu nedenle, “kamp malzemeleri” için bir arama yaptığınızda, daha büyük açık hava şirketleri genellikle ilk önce görünür ve kamp malzemeleri için reklamlar sayfanın kenar boşluklarını çizer.

Satın Alma Verileri. Amazon gibi web sitelerinin, geçmişte satın aldığınız veya görüntülediğiniz diğer öğeleri hatırlatan öğeleri nasıl önereceğini hiç fark ettiniz mi? Bunun nedeni, çevrimiçi mağazaların genellikle alışveriş deneyiminizi kişiselleştirmek için satın aldığınız şeyleri -ve hatta sepetinize koyduğunuz ve daha sonra terk ettiğiniz şeyleri-takip etmek için çerezleri veya kullanıcı kaydını kullanmasıdır.

Profil Verileri. Facebook gibi bir sosyal ağda bir profil oluşturduğunuzda, yaşınız, dininiz, eğitiminiz, politik görüşleriniz, ilgi alanlarınız ve en sevdiğiniz filmler, müzik ve kitaplar hakkında bilgi girersiniz, böylece arkadaşlarınız sizi daha iyi tanıyabilir. Site yönetimleri ise size özel reklamlar sunmak için bu verileri de kullanabilirler. Örneğin, ilgi alanlarınızdan birini “ağaç işleri” olarak girerseniz, zımpara makineleri, elektrikli el aletleri reklamlarını gördüğünüzde şaşırmayın. Çünkü site sayfasını size göstermeden önce, sizinle ilgili bilgileri reklam şirketine bildirdiğine emin olabilirsiniz. 

Çerezler, web izleme teknolojilerinin en iyi bilinen ve en yaygın türüdür. Bununla birlikte, birçok web sitesi, reklam veren ve analitik araç, kullanıcıları izlemek veya web sitesi performansını izlemek için başka teknolojiler de kullanmaktadır.  

Ne kadar yaygın?

İnternet yazılımları alanında, web izleme önemli bir sektördür. Bu işle uğraşan çoğunluğu yabancı yüzlerce firma vardır. 2020 yılının şubat ayında yayınlanan web izleme konusunda yapılan büyük ölçekli akademik bir çalışma, çoğu web sitesi sahibinin bile bilmediği endişe verici gerçekleri ortaya çıkartmıştır: Tüm çerezlerin % 99’u web izleme ve hedefli reklamlar sunmak için kullanılıyor

Ruhr Üniversitesi Bochum ve İnternet Güvenliği Enstitüsü’nden yapılan bu akademik çalışma da ayrıca şunlarıda gözler önüne sermiştir:

  • Alt sayfalar, bir web sitesinin başlangıç veya açılış sayfalarından % 36 daha fazla çerez atarlar.
  • Alt sayfalar ortalama 78 çerez ayarlarken, açılış sayfaları ortalama 55 çerez ayarlar.

2019 yılında yapılan bir başka çalışmada ise, Avrupa Birliğine üye devletlerinin kamuya ait web sitelerinin %89’unda 112 farklı firmaya ait Wİ uygulama kodlarının çalıştığı tespit edilmiştir. 

AB kamu sektörüne ait web sitelerinde en yaygın olarak kullanılan izleme araçları ve  sayıları

Ocak 2016’da Princeton Üniversitesi’nden yapılan bir araştırma, en yaygın kullanılan ilk 1 milyon web sitesinde çevrimiçi olarak web sitesi izlemesini ölçtü ve analiz etti. Bu çalışma insanların internetteki hareketlerini takip edilmesi konusunda şimdiye kadar yapılan en büyük teknoloji çalışmasıdır

Araştırmanın temel bulgusu, internette bulunan üçüncü taraf izleyicilerinin çok büyük bir çeşitlilik göstermesidir.  Araştırmada, üçüncü taraf izleyicileri olarak 81.000’den fazla çeşit izleyiciyi tespit edilmiştir.  Ancak, incelenen 1 milyon web sitesinin görülen en yaygın beş web sitesi izleme aracının tamamı Google’a aittir. Şirketin reklam hedefleme sistemleriyle entegre olan web sitelerine ziyaretçileri kaydetmek için kullanılan bir ürün olan Google Analytics, sitelerin neredeyse yüzde 70’inde bulundu. Google’ın özel bir reklam sunma sistemi olan DoubleClick, sitelerin yaklaşık yüzde 50’sinde bulunmuştur. 

Bu bulgular, “çerez tabanlı izlemeyi sınırlamak için gizlilik koruma mekanizmasına duyulan ihtiyacın zorluğunu” göstermektedir.

Yasal Durum

Bununla birlikte, uygulama, Avrupa’daki GDPR ve California’daki CCPA gibi yeni ve yakın zamanda getirilen direktiflerle, müşteri verileriyle uğraşırken içinde çalışması gereken web sitesi operatörlerine kılavuzlar veren yönergelerle giderek daha fazla düzenlenmektedir.

Genel olarak web sitesi izleme yasaldır. Ancak, web izlemenin yaygınlığı ve web sitelerinin topladığı veriler neler olduğu, bu verileri nasıl ve ne amaçla kullandıkları, bu verilerim kimlerin erişimine açtıkları konusunda şeffaf olmadıkları için, büyük sorunlar yaşanmaktadır.  Bu nedenle dünyanın dört bir yanındaki ülkeler, web sitesi kullanıcılarını izlemek için veri toplama şeklini düzenleyen yasalar veya yönetmelikler çıkarmışlardır. Avrupa Birliğini GDPR’sine göre izinsiz kullanıcı takibi yasa dışıdır. Eğer bir Web sitesinin Avrupa Birliği içinden ziyaretçileri varsa, kişisel verilerini toplamak ve işlemek için önceden, açık onaylarının alınması gerekir.

İngiliz ICO kullanıcıların kimlik bilgilerinin kullanımı ve web sitesi izlemesi konusunda daha net kurallar belirledi. ICO, bir kullanıcıya hedeflenmiş reklam sunulduğu her seferinde yapılan gerçek zamanlı uygulamarda verilerin nasıl işlendiği ve eyleme geçirildiği konusunda şeffaflığındaki eksikliğini gerekçe göstererek, tüm reklam endüstrisini yasadışı olarak işlediğine hükmetti.

Web izleme kişisel mahremiyeti zedeler mi?  

İnternet kullanıcıları özel reklamlar sağlayan pazarlama şirketleri tarafından kullanılan taktikler hakkında endişe uyandırıyor.  Sonuçta, bu şirketler dünya çapında milyonlarca farklı insan hakkında çok fazla bilgi topluyorlar. Daha sonrada bu verileri, gezindiğiniz sitelere sanki omzunuzun üzerinden bizi izliyorlarmış gibi hissettiren hedefli reklamlar yerleştirmek için kullanıyorlar. 

Tartışmaların çoğu, bir kullanıcının tarama geçmişinin oldukça eksiksiz bir günlüğünü derlemeye yardımcı olabilecek üçüncü taraf çerezleri kullanarak toplanmasıdır.  Bu uygulamanın eleştirmenleri, bu tür kayıtların isimler, adresler ve telefon numaraları gibi tanımlayıcı bilgilerle birleştirilebileceğinden korkuyorlar. Üçüncü taraf çerezlerinin bazı olumsuz yönleri dikkat çekse de çoğu birinci taraf çerezleri tamamen zararsızdır. Bazı insanlar yanlışlıkla çerezlerin bilgisayarınıza virüs yerleştirebilecek veya kişisel bilgiler için sabit diskinizi çıkarabilecek programlar olduğuna inanırlar. Ancak, daha önce de belirtildiği gibi, çerezler program değildir. Yalnızca bunları gönderen Web sitesi tarafından okunabilen basit metin dosyalarıdır. Birçoğu, belirli bir web sitesi için kişisel tercihleriniz gibi zararsız verileri hatırlamak için kullanılır. 

Google 2019 yılında, reklam gelirlerinde %52’lik bir düşmeye neden olsa da, üçüncü parti çerezlerin kullanımını bir plan çerçevesinde durduracağını ve Privacy SandBox adını verdikleri başka bir teknolojiye geçeceklerini bildirdiler ama henüz somutlaşmış bir adım yok.

Sonuç 

Sonuç olarak; içinde yaşadığımız bu bilgi çağında dünyamız her geçen gün daha çok izleme ve gözetim tabanlı bir ekonomiye doğru evriliyor.  Bu konuda kaçınılmaz bir noktaya doğru gidiyor olabiliriz. Galiba kişisel bilgilerimiz ve mahremiyetimiz konusunda gelecekte daha uyanık olmalıyız. 

Bu arada çerezlerin, web izleme işlerinde veri toplamasının tek yolu olmadığını da hatırlamakta fayda var. Şirketler ayrıca web beacon kullanımı yanında, akıllı telefon uygulamalarından, akıllı hoparlörlerden, e-postalardan ve fiziksel ortamlardan da sizi izleyip veri toplarlar. Ve hatta sadece sanal ortamlarla işi sınırlandırmayıp insanları fiziksel ortamlarda izleyen teknolojilerin varlığını hatırlatalım ve bunu da bir sonraki yazımın konusu olduğunu planladığımı bildirmiş olayım. 

Sağlıkla kalın.

Dikkat… izleniyorsunuz !” için 2 yorum

Kendininkini ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: