Renkler ve Dokular

İnciraltı Balıkçı Barınağından Renkler ve Dokular

Renk ve Doku kendimiz de dahil etrafımızdaki her şeyin dış yüzünü oluşturan veya kaplayan örtünün en temel iki boyutudur. Renkleri algılamak için çoğu zaman görmek yeterken, dokuyu anlamak için ise ona azıcık sokulmak, dokunmak ve hissetmek gerekir.

TDK, doku sözcüğünü “Bir bütünün yapısı ve özelliği” olarak kısa bir şekilde tanımlamış. Zaman zaman ingilizcesinin Türkçe söylenişi ile, tekstür (İng. texture) olarak da söylendiği olur. Ama derine dalıp, yakından baktığınızda doku sözcüğünde bu tanımdan çok daha fazlasını bulursunuz.

Her şeyden önce doku, bir şeyin dokusudur, dokumasıdır, kumaşıdır. İnsanın da dokusu vardır, toplumun da. Doku uyuşmazlığı da tam bununla ilgilidir. Eğer doku uyuşmazlığı varsa organlar da birbirini reddeder, insanlar da. Yani doku bir şeyi kendisi yapan özüdür, yapı taşıdır, malzemesidir.

Görme ve dokunma duyusu bizim dış dünya ile olan en önemli iki bağımızı oluşturur. Ama çoğu zaman görmek yetmez, ona dokunmak isteriz. Dokunulan şeyin derinlerindeki enerjiyi almak isteriz. Durup düşünmek isteriz bu dokunun altında yatan gizleri. Doğal olarak, dokunmak görmeye göre daha karmaşık ve daha büyük bir çaba ister. Öte yandan dokunmak zevk de verir, acı da. Tıpkı hayatın kendisi gibi.

Genel olarak dokunun iki kaynağı vardır: yaradılış veya yaşanmışlık. Yaradılıştan gelen doku, seçime bağlı olmayan, içine doğulan bedendir. Kendi seçimimiz olmadığı için, kader olarak değerlendirilebilir. Teslimiyetçi olmayalım ama hamur karılırken belirlenen dokuyu değiştirmek çoğu zaman boşuna uğraştır. Çünkü sadece kabuk değiştirmek ve içini gizlemektir. Uzun vadede hüsran getirir ve acı verir.

Yaşanmışlık ise, sahip olunan kaderin üstüne bizim inşa ettiğimiz bir katmandır. Geçmişten bugüne neler yaptığı, başından neler geçtiğinin kısa bir özeti gibidir. Ama bu özeti okumak için önce görmek ve ardından azıcık yaklaşmak ve dokunmak gerekir.

Renkler ve Dokular hayatın her yerindedir ve gerçeğin kendisidir. Gördüğünüz veya yarattığımız eserleri Renkler ve Dokularla ilişkilendirmeye başlamak için etrafınızdaki renkleri ve dokuları gerçekten fark etmeye zaman ayırmalıyız.

İnciraltı Balıkçı Barınağında gözüme takılan yaradılış ve yaşanmışlıkları özetleyen Renkler ve Dokular. Beğenilerize…

EXIF bilgileri ve tam ekran için fotoğraflara tıklayınız.

Renkler ve Dokular” için 4 yorum

Kendininkini ekle

  1. Bir kelimenin anlamını ne kadar yüzeysel biliyoruz. Bu durum da dileğimizi anlatmamızda yetersiz kalıyor. Bu bağlamda bir kelimeyi öğrenirken çok yönlü analiz ederek o sayede derdimizi, karşı tarafın farklı yorumlarına fırsat vermeden doğru anlaşılmasını sağlamaktır. Bilvesile, sözlerin de dokularını iyi analiz edererek, doğru anlaşılmalarını sağlamanın toplum barışının sağlıklı idamesi bağlamında önem arzetmektedir diye düşünüyorum. “Doku” kavramı umarım bizleri faideli bir noktaya getirmiştir. Adil Hocama saygı ile.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: